7 Ocak 2020 Salı

KAHİRE/MISIR GEZİ NOTLARIM

Bu kefiyeyi bana zorla bir seyyar satıcı Türküm diye hediye etti, sonra sende bana biraz para ver dedi, verdiğim parayı beğenmedi, en büyüğüne işaret etti, iade etmek istedim almadı ve biz boğuşurken değnekli bir polis araya girdi. Onlar atışırken ben sıvıştım. Taktik hep aynı; önce hediye verirler, sonra sen de ne verirsen ver ve sonra parayı beğenmeme.
Madem aldım deyip, ben de hoşluk olsun diye taktım.

Kahire, seyahat etmeyi sevenlerin mutlaka görmesi gereken, önemli gezi yerlerinden biridir... Özellikle gizemli piramitleri görmek çok heyecan verici olabilir...

Mısır, bilinen 5000 yıllık tarihi ile çok gizemli, sırları kısmen çözülmüş, uzay ve uzaylılar ile ilişkilendirilme dahil, üzerine her türlü efsanenin anlatıldığı bir ülke...

Piramitler, o günün teknolojisi ile nasıl yapılmıştı? Bu taşlar nasıl taşınmıştı? Firavun mezarlarını keşfeden batılı bilginler hangi lanetlere uğramıştı?

İşte bu soruları hepimiz soruyoruz ancak Mısır' a gitmeden önce en çok sorulan soru " Mısır güvenli bir yer mi?"

Bana sorarsanız; evet, bana göre emniyetli... Ancak tabii ki her ülkede uygulanan emniyet kurallarına uymak ve bir turist olarak nasıl davranacağınızı bilmek şartı ile...

İzlediğim videolar ve okuduğum yazılarda da tüm gezginler Mısır' ın güvenli bir yer olduğu konusunda hem fikir...

Hatta Mısır'a sadece bir kez gitmiş değil, oranın müptelası olmuş, her tatilini orada geçiren batılılar gördüm.


PLANLAMA SAFHASI : Kahire' ye gitmeye karar verince, hemen  Skyscanner' dan biletleri taramaya başladık... Sabırlı çalışmalarımız netice verdi ve bir akşam uygun bir fiyata  Yunan Havayolu Eagean Airlines' tan Mart 2019 tarihine, Atina aktarmalı biletlerimizi aldık...
Mısır için Mart ayı bile sıcak ay. Mısır için en uygun aylar Ocak ve Şubat ayları...
Yeşil Pasaportumuz olduğundan vize alma sıkıntımız olmadı.
Üç ay boyunca ara ara derslerimize çalıştık... Bloglar okuduk, youtube' den videolar seyrettik, gezilecek yerleri not ettik ve gezi planımızı yaptık...
Biz turla gezmediğimizden her türlü ayrıntıyı kendimiz düşünmek zorundayız...


Seyahat günü geldi çattı. Tek tramvay ile Antalya Havaalanına gittik ve oradan Atatürk Havaalanına uçtuk... Kapanacağı için, Atatürk' ten son uçuşumuz olacaktı ve  bu nedenle 20 den fazla ülkeye uçtuğumuz limandan ayrılırken, duygusal anlar yaşadık... Buraya çok alışmış ve burayı çok iyi biliyorduk. İstanbul Havaalanı hakkında aldığımız duyumlar bizi çok tedirgin ediyordu...



İstanbul' dan, Atina' ya bu pervaneli uçakla uçtuk. Güzel bir uçuş oldu... Yunanlı dostlar çok medeni, güler yüzlü ve de neşeliydiler... İnanın bizden daha çok, hızlı ve yüksek sesle konuşuyorlar ve çok kahkaha atıyorlar... Onların bu rahatlığı ve bizim çok gergin ruh hallerimiz çok tezattı... Onlar da zor zamanlardan geçmişlerdi, ancak çabuk atlatmışlardı... Belki İstanbul'a maddi durumu iyi olanlar gelmişti ve belki de İstanbul onlara iyi gelmişti...
İstanbul onlar için çok önemliydi. Ayasofya başta kendi tarihi ve ruhani izleri aramak, belki mübadele ile değişime uğrayan dedelerinin izlerini sürmek için gelmişlerdi, ancak hallerinden ülkemizden memnun kaldıkları anlaşılıyordu...
Hostesler çok cana yakındı... Biner binmez bize hoş geldin şekeri ikram ettiler... Yol boyunca soğuk sandviç, portakal suyu, susamlı bar gibi ikramları oldu...
Bir saate yakın bir uçuşla, Ege Denizi' nin üzerinden suyun öteki yanına doğru yaklaşmaya başladık... Cam kenarından merak ile coğrafya bilgilerimi tazelemeye çalışıyordum....



Atina' ya yaklaşırken bahçeli, az katlı ve seyrek ara ile dizilmiş evler dikkatimi çekti... İstanbul' un karmaşasından sonra, büyük bir zıtlık yaşıyordum. Venizelos Havaalanı da çok mütevazi ve sakindi. Bir başkent havalimanı olarak aşırı sakindi...
Mısır uçuşu için 6 saatlik bir bekleme süremiz vardı. Havaalanındaki dükkanları, hediyelik eşyaları gezdim... Güzel ambalajlarda zeytinyağı ve zeytin,  feta dedikleri çeşitli beyaz peynirler, rakının kardeşi Uzo, baklava, kadayıf satıyorlardı...


Daha büyük bir uçak ile 2 saate yakın bir sürede Kahire Uluslararası  Havaalanına indik. Pasaport kontrolünden sonra dışarı çıkıp, onca ismin arasından kendi ismimi aramaya başladım... Vakit sabaha karşı 2 idi ve ben transfer için 15 dolara  anlaştığım otelin transferi yapıp yapmayacağından emin değildim. Gecenin geri kalan kısmında uyuyup, dinlenmiş olarak kalkıp doğru Giza Bölgesine yani Piramitlere gidecektik... O nedenle, bir gün öncesinin oda parasını da ödemiştim...
Neyse ki korktuğum olmadı ve Kahire Caddelerinde çılgın, Hızlı ve Öfkeli filminde olduğu gibi son sürat Tahrir, bize göre kompozisyon, onlara göre Özgürlük Meydanı'na yakın otelimize sorunsuz yerleştik.
Bu arada otelimizi gene Booking.com üzerinden yaptık...


Mısır turizmde iyi olduğundan, otel işletmeciliği de iyiydi... Çoğunluk, üniversiteye giden efendi çocuklar, okul harçlıklarını çıkarmak için çalışıyorlardı...
Sabah, Otel kahvaltı verdi... Yumurta, tereyağ, çilek reçeli, meyve suyu ve mercimek, nohut bulamacı gibi bir şey yedim. Son dediğim beni çok tuttu, hiç acıkmadım... Demek istediğim; kahvaltı kültürleri bizimkine benziyor...
Sokağa inip, dolar bozdurmak için banka aradım. Banka Exchange yapmıyormuş. Köşedeki dövizciden o işi sıra bekleyerek yaptım... 17,5 Mısır Pound' u, 1 dolara tekamül ediyordu...
Piramitler yaklaşık 2,5 saat mesafede ve Kahire' nin doğusunda... Otel taksi çok para isteyince, metroyu öğrenmek ve şehri gezmek  için, metroya yürüdüm. Metro çok ucuzdu. Tek yön 3 pound... Orada bir gençten yardım istedim. Mustafa, üniversiteye gidiyormuş. Sağ olsun kendi  inene kadar hiç yanımdan ayrılmadı ve ineceğim durağı tarif etti... Metro bitti, ancak Giza daha uzaktaydı... İnat ettim taksiye binmedim. Çünkü fiyatlar birbirini tutmuyordu. Kandırılmayı hiç sevmem. Neyse; bir dolmuş buldum ve Kahire' nin yoğun trafiğinde Giza' ya vardım... Dolmuşçu, girişe kadar götürmek istedi, ancak anlaşamayınca inip yürümeye başladım...
İşte uzaktan piramitlerin uçları gözükmeye başladı... Yaklaştıkça her yandan bana giriş bileti satmaya çalışanlar, atlı arabalar hücum etmeye başladı. Çok ısrarcı idiler. Hepsini atlatıp, giriş kapısını ve gişeleri buldum...
İyi de yapmışım...Resmi ve bandrollü biletler burada satılıyor...



Metro treni
                                                 




Biletinizi atmayın. Arada bir kendine görevli diyen ve boynundaki kartı gösteren kişiler bilet soruyor. Sizden tekrar para tahsil etmek isteyebilirler

Genelde müze ve ören yerlerine  girişler 10 dolar civarı...


İşte ordalar; yan yana ve epey birbirlerine uzaklıkta coğrafya derslerinde öğrendiğimiz gibi Mikerinos, Kefren ve Keops... Batı tarafında da üç küçük piramit var...

Taşlar yakından böyle gözüküyor


Yaklaştıkça, gezi grupları öbek öbek, rehberler, deveciler, seyyar satıcılar, fotoğraf çektiren turistlerin coşkusuna, heyecanına ve piramitlerin muhteşemliğine kaptırıyorsunuz kendinizi...
Ve etrafınız tekrar deveci ve arabacılar ile sarılıyor... Yürümeyi tercih ediyorum... Gezi günleri 15-20 km yürürüm... Kaldı ki devecilerin pazarlıklarına uymadıkları hakkında duyumlarım vardı...
Seyyar satıcılar önce nereden olduğunuzu soruyor. Türkiye deyince " yavaş yavaş " diyor hepsi ve gülüyor... Sanırım, develeri koşturunca düşmekten korkanlar bu kelimeyi çok sık sarf etmiş...
İstedikleri parayı almadan deveyi çömdürmüyorlarmış...
Paris' teki seyyar satıcılarda Türk olduğumuzu öğrenince " yok para " demişlerdi... Türkler, sıkıştırılınca öyle diyorlarmış...





Çok renkli sahnelerle karşılaşıyorsunuz; çöl ve develer... İlk defa bir çöle ayak basıyorum...
Fotoğrafçıların çektikleri benzer sahneler yakalıyorum...




Her zaman derim; kızlar, oğlanlardan daha çok geziyor ve gezmenin keyfini çıkarıyor...



Ortam, müşteri avlayanlar, gösteri yapanlar, çöl de 3 develi konvoy sahnesini yaşatanlar, amatör veprofesyonel fotoğrafçılar ile doluydu.

Bu deveci son sürat hızlı hızlı geldi ve zınk diye durdu


Her renk ve cinsten kızlar, Giza' yı doyasıya yaşıyorlar...


Yukarıdaki kapalı alanda o zamandan kalma bir gemi sergileniyor... Giriş tabii ki ücretli...





O zamandan kalma tarihi evler çok ilginçti.


Japon araştırmacılar, buraya bir üs kurmuşlar ve araştırmalara devam ediyorlar...



Piramitlerden aşağıya oldukça yürüyünce, Sfenkse geliyorsunuz... İnsan başlı, aslan vücutlu ve Piramitleri koruduğu inanılan heykel...




Burası, o kadar muhteşem ki,  Mart sıcağında bile iki tur atıyorum ve oradan hiç çıkmak istemiyorum...

İstediğini alamayınca helalleşip ayrılıyoruz



Tarihi Mısır yaşantısına bir örnek daha
 
 
 


Tahrir Meydanı günün her saati yoğun... Burası; metro duraklarının olduğu ve her yönden gelen yolların kesiştiği  büyük bir kavşak...
Bu meydanda, uluslararası otellerin yanında, devlet daireleri ve meşhur Kahire Müzesi var...



Kahire Müzesi kendi başına bir Blog yazısının konusu... Burada kısa bilgiler ve seçtiğim fotoğraflar ile yetineceğim...

Dünyanın en gözde ve yoğun müzelerinden biri
                                                                                                               


Eski Mısır'da hayvan figürleri çok kullanılmış

Mevcut Müze çok yetersiz kalıyor. O nedenle daha büyük, yeni bir müze yapılıyor. Bir çok tarihi eser depolarda bekletiliyor. Bir yandan kazılar ve araştırmalar devam ediyor... Yurt dışına kaçırılıp, Avrupa' da sergilenen bir çok eseri tekrar ait olduğu yere getirmek için büyük mücadele veriliyor...





Bastonların biri Yukarı Mısır' ı, diğeri Aşağı Mısır' ı temsil ediyor... Nil' in akışına göre Kahire, Aşağı Mısır oluyor...
















Gruplara izahat veren yerel rehberler... Yanınıza yaklaşıp, rehberlik yapmak isteyenler oluyor, ancak kendim araştırıp, öğrenmeyi tercih ediyorum




Çakal Başı... Mezarlara musallat olan bu figür çok kullanılmış




Mumyalar sıra sıra istirahatgahlarında




Atların çektiği bir araba




Her yerde güzel sanatlar öğrencileri bu muhteşem heykellerin resmini yapmaya çalışıyor... O zaman ki sanatın geldiği nokta şimdikinden ileri..



Bir Koltuk




Firevun Akhenaton, Tek Tanrılı dine geçtiği için rahipler tarafından kafir ilan ediliyor. Güneş Tanrısı Aton' un birliğine inanıyor. Kendisi de firevun olarak tanrılıktan vaz geçiyor... Tek tanrılı dönem böyle başlıyor... Soyguncu rahipleri kovunca kafir ilan ediliyor.



Muhtemelen Ramses II



Güneş Tanrısı Aton' a iki el açılarak dua etme şekli başlıyor.
 Yukarıda yazdığım gibi, tüm müzeyi buraya aktarmam imkansız... Görmediğiniz pek çok konu var... Geziegzotik' te Müzenin Albümü mevcut...

Tahrir Meydanından Doğuya doğru yürürseniz, 6650 km. ile dünyanın en uzun ve  muhteşem nehri,Nil Nehrine gelirsiniz...


Nil Nehri kenarında gezebilirsiniz, saati 20 dolardan tekne turu yapabilirsiniz, köprüden karşıya geçebilirsiniz... Nehrin muhteşemliği ve ünü sizi hemen büyüleyecektir...



Dünyanın en marka otel zincirleri burada... Otele girişte eğitimli köpekler ile bomba kontrolü yapıyorlar...






Kahire' de gezilecek en önemli tarihi çarşı Han El Halili Çarşısı... Çok meşhur olduğu için turistlerin yoğun ilgi gösterdiği bir yer... Tahrir Meydanından taksi ile  2 dolara gidebilirsiniz..
 



Antikacı da Atatürk Büstü vardı



Şavarma, Arapların en bilinen yemeklerinden






Sokakta Ekmekçi Kadın



Şeker Kamışı Suyu bizler için çok yeni ve güzel bir içecek oldu. İç rahatlatan ve enerji veren



Sokak Lezzetleri yaygın


2 pound'a Şam Tatlı


Kraliçe güzeller güzeli kadersiz Nefretiti' nin kupasını hatıra olarak aldım


Bol bol meyva suyu için... Bize göre çok uygun

 
Kahire' de gezilecek önemli yerlerden birisi de Selahaddin Eyyubi Kalesi ve içine sonradan inşa edilen Osmanlı Paşası Kavalalı Mehmet Ali Paşa Camii...


Cami aydınlatması Osmanlı Camileri gibi bol ışık alan bir yapıda değil




Kalenin açık hava namazgahı



Girişte adaşım Sultan Eyyubi' yi canlandıran bir kabartma



Kızlar selfie istediler tabii ki kırmadım

Bizdeki kıyafet karmaşasını bunlarda yaşıyor. Altı kaval üstü şişhane









Dışarıdan Kale ve içindeki caminin görünüşü... Eyyubi bu kaleyi çok sağlam yaptırmış...Duvarlarda en ufak yıpranma yok



Gençler selfie istediler.


Kalenin girişi... Giriş 10 dolar




Mehmet Ali Paşa


Kahire genel görünüş
                                                




2 yorum:

  1. Yahu arkadaş Bizim Selo celebininkinden daha güzel olmuş.. artık format da resimleme ve resimlerin anlatımı da oturmuş.. müthiş.. tebrikler, tebrikler..

    YanıtlaSil

HOLLANDA GEZİ NOTLARI

Haziran 2019 da, son yıllarda çok gözde olan Amsterdam' a gitme hazırlıklarını tamamladık... Gitmişken, bir kaç kent daha gezmek ve Ho...